Küresel Köy ve Biz
- Çağrı Bak
- 13 Eki
- 2 dakikada okunur
Takvim yapraklarının 1962 yılını gösterdiği vakit, Kanadalı iletişim kuramcısı McLuhan yayımladığı “Gutenberg Galaksisi: Tipografik İnsanın Oluşumu” adlı eseriyle günümüzün küreselleşen dünyasıyla ilişkili birtakım açıklamalarda bulunmuştu. Bu yazımda McLuhan’ın görüşlerinin bir kısmını sizlerle paylaşarak, fikirlerinin günümüzün küreselleşen dünyasında geçerliliğini sınamanızı sağlayacağım. İlk olarak McLuhan ile ilgili bilmemiz gereken en önemli nokta, yaptığı çalışmalarıyla kitle iletişim araçlarının insan algısının ve duyularını nasıl şekillendirdiği? sorusuna cevap aradığıdır. Bu cevaplardan bir tanesi “Küresel Köy” metaforudur.
“Küresel Köyde mi Yaşıyoruz?”
Herkesin birbirini tanıdığı, başınızı çevirdiğiniz yerde “iki ayaklı mobeselere” yani balkonları tutmuş ninelerle birlikte bir köyde yaşadığınızı düşünün. Ömürlerinin 90+5. dakikasında olan bu yaşlı insanlar aldığınız nefesten bile haberdardırlar. Köyde o gün kim ne yapmış ne yapmamış tüm hadiselerin haberi onlardadır. Bu insanlar MİT gibi bir istihbarat servisine sahip oldukları için bunca enformasyona ulaşmazlar elbette. Bu durum köyün diğer coğrafik yerleşmelere göre oldukça küçük olmasından ve yaşlı köylülerin yapacak bir işleri kalmadığından ileri gelmektedir. Aynı bakış açısıyla günümüzde biz de küresel köyde “ayaklı Mobeselere” dönüştük. Ama bir farkla, bizim haber alma yöntemimiz bu insanlardan geleneksel açıdan daha farklı. Doğrudan değil dolaylı açıdan haberdar oluyoruz. Bazen avucumuzun içindeki telefon ve diğer akıllı cihazlar vasıtasıyla sosyal medyadan, bazen de televizyondan, radyodan ve gazetelerden “küreselleşen köyde” vuku bulan her olaydan nasıl da haberdar oluyoruz ama… Yani bugün “ABD Başkanı Biden, hangi açıklamalarda bulundu?” Ya da “Hindistan’da kalabalığa dalan otobüs kaç can aldı?” Tüm bu soruların cevabını verebiliriz değil mi? Sanki bu olaylar bizim köyümüzde gerçekleşiyor da hemencecik haberimiz oluyor. Sözün özü, artık kitle iletişim araçları sayesinde uçan kuştan bile haberdar oluyoruz.
“Eş Zamanlı Yaşamın Yaratılması”
Bugün bir uçağa atlasak ve gidebileceğimiz en uzak noktalardan birine gitmek istesek bu noktaya ne kadar sürede ulaşabiliriz? Singapur Changi Havalimanı'ndan New York, John F. Kennedy Havalimanı’na A350-900ULR model uçakla 18 saat 50 dakika sürede yaklaşık 15 bin 348 km yol aldıktan sonra ulaşabiliriz. Üstelik daha yolculuğa çıkalı daha 24 saat geçmeden ufak bir köy turu atmış oluyoruz. Özel jeti sayesinde gün bitmeden üç kıtada doğum gününü kutlayan Türk medya patronunu hatırlayalım. Ulaşım araçlarının gelişmesiyle küresel dünya küçüldü ve cebimize girdi.
“Western Union’un Gökçebel Köyü Şubesi”
Son durumu bizzat bir arkadaşımın başına gelen bir hadise üzerinden anlatmak istiyorum. İsmini vermeyeceğim müzmin bekar arkadaşım, günün birinde sosyal medyada gezer iken Ukrayna’da yaşayan manken bir hanımefendinin kendisine yolladığı mesajla koltuğundan sıçradı. Fırsat ayağına gelmişti. Yıllarca memleketinde bulamadığı kısmeti ona Ukrayna’dan ilanı aşk ediyordu. Dil problemi yaşasa da çeviri programı sayesinde bu sorun değildi. İlerleyen sohbet sonrasında artık sıra birbirlerini görmeye gelmişti. Kadını Trabzon Akçaabat’ın Gökçebel Köyü’ne davet etti. Etti etmesine ama kadın savaş yüzünden parasız kaldığını ve kendisine “bilet parası” göndermesi sonrasında şehre ailesiyle tanışmaya geleceğini söylemişti. Akabinde arkadaşım küresel köyde yaşamasını fırsat bilerek ulus aşırı para gönderme sistemi “Western Union” sayesinde kadına para gönderebildi. Yani görüldüğü üzere ödeme sistemleri de dünyayı sanki bir köyde yaşıyormuşçasına şekillendirmekte. Arkadaşımın kadına kavuşup kavuşmadığını soracak olursanız üç yıldır aynı umutla kendisini bekliyor. 😊
Bu yazımda kitle iletişim araçlarının, ulaşım araçlarının ve ödeme sistemlerinin dünyayı sanki bir köyde yaşıyormuşçasına şekillendirmesini anlatmaya çalıştım. Bu kuramın babası McLuhan’a minnetle…
Not: Yazarın bu yazısı daha önce İmZa Dergisinde yayınlanmıştır.








Yorumlar